El Kural lideri Zewahiri’nin öldürülmesi sonrası beş aydır örgütte ‘halef’ sessizliği

ABD’nin El Kural’nin lideri Eymen el Zewahiri’nin öldürüldüğünü açıklamasının arkasından 5 ay geçmesine karşın teşkilat ne bu ölümü teyit etti ve ne de yeni bir önder seçildiğini deklare etti.

ABD Başkanı Joe Biden, ağustos ayı başlangıcında Usame bin Ladin’in ölümünden sonrasında El Kural’nin liderliğini üstüne alan Eymen el Zewahiri’nin Afganistan’da düzenlenen drone saldırısı sonucu öldürüldüğünü duyurmuştu.

Bu açıklamaya karşın El Kural’nin propaganda kolu, Eymen el Zewahiri’ye ilişkin olduğu belirtilen ve kayıtların ne süre yapıldığı belirlenemeyen görüntü ve sesli mesajları bazen servis ediyor.

“Aşırılıkla Savaşım Projesi” adlı sivil cemiyet kuruluşunun direktörü Hans-Jakob Schindler, El Kural’nin Zewahiri’nin yerine gelecek halefiyle ilgili ‘acayip’ sessizlik içinde bulunduğunu belirterek, “Bu tür örgütler yalnızca bir liderle çalışır. Her şeyin çevresinde birleştiği bir insana daima bu örgütlerde gereksinim vardır.” diyerek görüşlerini dile getirdi.

“Lawfare” adlı haber sitesinde aralık ayında mevzuyla bir araştırmayı ortak kaleme alan Raffaello Pantucci ve Mezar Taneja, “Elbet ABD Zewahiri’nin ölümü mevzusunda yanılıyor olabilir, sadece Başkan Biden’ın saldırıyla ilgili kamuoyu önünde büyük bir özgüvenle konuşmuş olduğu göz önüne alındığında bu pek ihtimaller içinde görünmüyor.” diyerek görüşlerini dile getirdi.

Yeni önder saklanıyor mu?

Öteki bir olasılık olarak El Kural’nin şu ana kadar Zewahiri’nin ihtimaller içinde halefi, ve örgütün eski “iki numarası” olan kod adı Seyfül Adil ile temas oluşturmayı başaramamış olması gösteriliyor. Bu isim ‘Adaletin Kılıcı’ anlamına geliyor.

Mısır’da ordusunda hususi kuvvetler birliğinde yarbay olarak vazife yaparken, 1980’li yıllarda aşırı köktencilik dinci olan bu kişinin İran’da olabileceği düşünülüyor.

İran, değişik dini inançları yüzünden El-Kural’ye karşı çıksa da bir oldukça şahıs Tahran’ın bu teşkilat ile yakın iş birliği içinde olduğu ve elemanlarına kucak açmış olduğu eleştirisini dile getiriyor.

“Aşırılıkla Savaşım Projesi” adlı sivil cemiyet kuruluşunun direktörü Hans-Jakob Schindler, Seyfül Adil’in İran rejimi için “hem bir yük hem de oynayacağı koz kartı teşkil etmiş olduğu” yorumunda bulunmuş oldu.

Bu yoruma gore Tahran, çıkarını gözetme açısından ABD’ye bu kişiyi iade edebilir yada Batı aleyhinde düzenlenecek bir saldırıda kullanabilir.

Pantucci ve Tanej ise El Kural’nin Taliban’ın baskısı altında Zewahiri’nin ölümü mevzusunda sessiz kalıyor olabileceği görüşünde.

El Kural, ağustos ayında yapmış olduğu açıklamada dikkatli bir dil kullanarak, Zewahiri’nin ne Afganistan’da bulunduğunu ne de öldüğünü teyit etmişti.

Taliban’ın bu mevzuda yorum yapmadığına işaret eden Pantucci ve Tanej, onların yorum yapmama kararının, yabancı terör örgütünün varlığına dikkat çekmekten kaçınırken, El Kural ile olan kırılgan fakat derin ilişkilerini yönetme çabalarının bir parçası olabileceği yorumunda bulunmuş oldu.

Ayrıca Seyfül Adil’in ölmüş olabileceği ya da öldürülmekten korkmuş olduğu için saklanmış olabileceğini düşünenler de bulunuyor.

El Kural mevzusunda uzman ABD’li Barak Mendelsohn ise örgütün yeni lideri duyurmak için niçin bu kadar süre ayırdığını söylemenin zor bulunduğunu belirtirken aslına bakarsak gecikmenin bununla birlikte “oldukça mühim olmadığı” görüşünü dile getirdi.

Mendelsohn, sonunda bu bekleyişin, El Kural merkezinin sınırı olan önemini yansıttığını iddia ederek, “bu örgütlerde önder değişik grupları sınırlar ötesinde birleştiren bir sembol, sadece operasyonel önemi düşük.” ifadesini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir