İmamoğlu: Bakan’ın vazife ihmalini resmi bir belgeyle kanıtladım, kabahat duyurusunda bulunacağız

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane’deki İBB Başkanlık Binası’nda hakkında siyasal yasak sonucu ve terör soruşturması ile ilgili bir kez daha kameraların karşısına geçti, yeni belgeler deklare etti.

İmamoğlu’nun hedefinde İçişleri Bakanı Süleyman Asil ve Hakkaniyet Bakanı Bekir Bozdağ vardı.

Bakan Asil’nun İBB’de teröristler bulunduğunu iddia etmiş olduğu 9 Aralık 2021 gününden 31 Temmuz 2022 evveliyatına kadar kısaca tam sekiz ay süresince 667 sayılı KHK ile kendisine verilen yetkisini kullanmadığını hatırlattı.

‘’Bu yetki OHAL kapsamında çıkarılan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’deki “belediyelerdeki sakıncalı personelin işten çıkarılma yetkisini 31 temmuz 2022’ye kadar İçişleri Bakanı’na veriyor. Kısaca Bakan Asil, sayı ve teşkilat adı vererek terörist tespiti yapmış fakat 8 ay süresince, terörist diye iddia etmiş olduğu kişileri işten çıkartmamıştır. Burada Bakan Asil terörist diye iddia etmiş olduğu kişileri işten çıkarmayarak vazife suçu işlemiştir. Fakat Bakan Asil buna ‘yetkim yok, kanun vermiyor olsa atardım’ demişti.’’

Bakan Asil’nun ‘yetkim yok’ açıklamasının doğru olmadığını ifade eden İmamoğlu bir belge paylaşarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştirak şirketleri İzenerji ve İzelman’dan 15 işçinin arşiv araştırmalarındaki olumsuzluk sebebiyle Asil tarafınca o dönemde işten çıkarıldığına dikkat çekti.

15 işçinin işten çıkarılmasıyla ilgili Bakan Asil’ya “Olmayan yetkinizi kullanıp iyi mi oldu da 15 kişiyi iştirak şirketinden olur vererek işten çıkarttınız?” diye sordu.

Bakan Asil’nun görevi dikkatsizliği söz mevzusu bulunduğunu ileri devam eden İmamoğlu, kabahat duyurusunda bulunacağını deklare etti:

‘”İzmir Valiliği, 14 Temmuz 2020’de bazı belediye çalışanlarının arşiv araştırmalarında mesele buluyor. Valilik’teki komisyon bu bilgiyi ilkin İçişleri Bakanı’na gönderiyor. ‘Bunların işten çıkartılmasını isteyeceğiz, onayınız var mı?’ diyor soruyor Bakan işten çıkarılmalarına ‘olur’ diyor, imzalıyor. Süreç tamamlanınca İzmir Büyükşehir Belediyesi Bakan’ın ‘Yetkimiz yok’ söylediği belediyede 15 işçi işten çıkarılıyor. Hani yetkiniz yoktu? Olmayan yetkinizi kullanıp iyi mi oldu da 15 kişiyi iştirak şirketinden olur vererek işten çıkarttınız? Şimdi Bakan Bey bir toplantı yapmış olup İBB için 8 ay süresince bu yetkisini kullanmayıp görevini dikkatsizlik ettiğini açıklamalı. Siz, bizim firmalar dahil tüm personelimizi hem Savcılığa giden raporda hem beyanınızda kamu görevlisi duyuru ettiniz. Kısaca, yetkinizi kullanabilirdiniz. Bakan’ın vazife ihmalini resmi bir belgeyle kanıtlamış durumdayız. Takip edeni olup burada bırakmayacağız, hakkında kabahat duyurusunda bulunacağımızı duyuruyorum.”

”Bakan Asil’nun paylaşmış olduğu işçilerin sicili ve hatta arşiv araştırması temiz çıktı”

İmamoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin 28 Kasım 2019’dan, yeni yasa çıkan 18 Nisan 2021’e kadar 17 ay süresince, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılmasını yasakladığına dikkat çekti.

“Bildiğiniz benzer biçimde AYM, 28 Kasım 2019’dan 18 Nisan 2021’e kadar 17 ay süresince Bakan’ın ‘Yapmamışlar’ söylediği arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasını yasaklamıştı. Bu tarz şeyleri talep etmenin yasak olduğu Bakan imzalı yazılarla kamuoyuna yansıdı. Buna karşın Bakan, bazı kişilerin fotoğraf ve isimlerini yayınlayarak bu kişilerin terör örgütünden işe girdiğini iddia ediyor.’’

İçişleri Bakanı Süleyman Asil’nun İBB’deki bazı adların terör iltisaklı bulunduğunu ifade ederek açıklamış olduğu işçilerin sicilinin ve hatta arşiv araştırmasının da temiz çıktığını paylaştı İmamoğlu…

‘’Veyis Altıntaş, 19 Mart 2020’de işe girmiş. Adli kamu sicil kaydı yok. Ahmet Cırtlık 25 Eylül 2020’de işe girmiş adli kamu sicil kaydı yok. Nuri Çiçek 4 Aralık 2020’de işe girmiş, adli kamu sicil kaydı yok. İbrahim Doğan 26 Şubat 2021’de işe alınmış, adli sicili temiz. Bakan Abdulmelah Sevgin diye bir isimden bahsetti, ona bakılırsa teröristlerden birisi. Bu şekilde bir çalışana rastlamadık. Özer Doğaner diye bir isim verdi, adli sicili temiz.’’

‘Uysal döneminde sabıka kayıtlarında silahlı terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği yazan 2 şahıs işe alındı”

Eski İBB Başkanı Mevlüt Uysal ve iki seçim arası dönemde kayyım olan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya dönemine ilişkin de soruları vardı İmamoğlu’nun…

Uysal ve Yerlikaya döneminde arşiv araştırması özgür olmasına rağmen işe alınan 4 bin 116 kişiden bin 800’ü için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması istenmediğine dikkat çekti.

Ve Uysal döneminde sabıka kayıtlarında “silahlı terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği” yazan 2 kişinin, Yerlikaya döneminde ise 6 terör iltisaklı kişinin işe girdiğini deklare etti.

‘’Bazı sabıka kayıtlarının {özel sektör} seçeneğinden alınması sebebiyle ben hülleci oldum. Uysal ve Yerlikaya döneminde işe alınan 4 bin 116 kişinin, bin 400’ünün de adli sicili hususi seçeneğinden. Ben suçluyum fakat onlar temiz. Ben hülleciyim onlar değil? Gelelim terör kayıtlısı insanların işe alınması iddiasına. Örneğin, Mevlüt Uysal döneminde sabıka kayıtlarında silahlı terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği yazan 2 şahıs işe girmiş. Ben suçluyum onlar temiz. Terör iltisaklılarını işe aldığımı iddia edip bana suçlusun diyor. Fakat 6 terör iltisaklısını işe alan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya suçsuz. Ben suçluyum. Bilmediğimiz bir üstünler hukuku mu gelişti Türkiye’de? İmtiyazlı kişiler, aileler, imtiyazlı gruplar mı oluştu?’’

Ek olarak 28 Eylül 2017-31 Aralık 2018 tarihlerinde Mevlüt Uysal’ın işe almış olduğu 30 bin kişiden 5 bin 608’inden sabıka kaydı alınmadığını, 5 bin 870 kişinin ise sicilinin özelden alındığını söylemiş oldu. İmamoğlu işe alınanlar içinde bombalı terör saldırısı gerçekleştiren dahil 5 terör suçlusu bulunduğunu ileri sürdü.

‘’O dönem arşiv araştırması yasak olmadığı halde, işe giren 30 bin kişiden 10 bin şahıs için arşiv araştırması istenmemiş. Bunu ben yapsam neler olurdu, siz düşünün. Arşiv araştırması meydana getirilen 19 binden fazla çalışandan 451’i için kabahat kaydı verilmiş. 12 kişinin terör kaydı var; 8’i FETÖ, 1’i İBDA/C, 1’i PKK’lı, 1’inin babası PKK/KCK üyesi. Bu ülkede terör ben İBB Başkanı olduktan sonrasında başlamadığına bakılırsa, bu adların sızmasına niçin izin verdiniz? Bu zamanda İBB’yi niçin mercek altına almadınız? Görevi dikkatsizlik suçunu iyi mi işlersiniz? ‘Pandoranın kutusunu açtın’ demiştim. Mevlüt Bey ve Sayın Yerlikaya benim kusuruma bakmasın. Boşuna ‘bu bakan siyasal dostlarını da valilerini de yakacak’ dememiştim.’’

İmamoğlu’ndan Hakkaniyet Bakanı Bekir Bozdağ’a: “Bu beceriksizler büyük bir kaos yarattı. Bu kaotik ortamı sonlandırın”

‘’İBB’ye tuzak kurulmak için kumpas planı yapılmıştır. Bu plan, bugün uygulayıcılarına iade edilmiştir’’ diyen İmamoğlu’nun Hakkaniyet Bakanı Bekir Bozdağ’a da çağrısı vardı.

‘’ Bu beceriksizler büyük bir kaos yarattı. Bu kaotik ortamı sonlandırın’’ diye seslendi:

‘’Hakkaniyet Bakanı Bekir Bey’in asla sesini duymadık. Oysa onun da kabahatinin büyük bulunduğunu düşünüyorum. İBB Başkanı’nın siyasal yasak istenen davasına bakan hakim görevden alınıyor, Hakkaniyet Bakanı’ndan çıt çıkmıyor. Hakim, eşi hamileyken Samsun’a sürülüyor. Hakim buna karşı koymaya çalışıyor fakat sürgün ediliyor. Gene sizden çıt yok. Hepimiz şaşkın fakat siz gene sessiniz. İmamoğlu’na ceza vermek için yarışan savcı ve hakim, hapis cezasını bile doğru hesaplayamıyor sizin söyleyecek tek kelimeniz yok. Savcı yasada olmayan bir şey talep ediyor, sen buna da sessiz kalıyorsun. Yargıtay’da bile ‘ahmak’ için içtihat yokken, bir kamu görevlisine 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası çıkıyor. Bana siyasal yasak verileceğini evvelde bilip, Hakkaniyet Bakanı olarak AK Parti Genel Başkan ve yöneticileriyle toplantıya katıldığın iddiasını yalanlayamadın. Hala sessiz ve suskunsun. Bu beceriksizler büyük bir kaos yarattı. Bu kaotik ortamı sonlandırın.’’

İmamoğlu konuşmasının sonunda hakkında dava ile ilgili hukuksuz yargılamalara son verilmesini istedi.

“Eğer Savcılığa ulaşan o raporda bir tek Ekrem İmamoğlu ve onun yöneticileri suçlanıyorsa, ne dedim: Gökkubbeyi başınıza yıkarız. Yıkarız kardeşim… Eğer savcılık, var ise, aynı suçu başkalarının da işlediği gerçeğini görmeyip, bizlere soruşturma açarsa gökkubbeyi başınıza yıkarız. İddia edilmiş olduğu benzer biçimde Cumhurbaşkanı ve ortağı parti lideri, pasta keserek, İstanbul’un iradesiyle oynamaya karar vermişse, bu hukuksuzluğa karşı da gökkubbeyi başınıza yıkarız. Yasada olmayan şekilde, siyasal yasak istenen davamda hukuksuz uygulamalara son verilmezse, gökkubbeyi başınıza yıkarız.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir